Çoğu seramik fırında yavaşça soğumaya bırakılır. Raku ise neredeyse tam tersini yapar: Parça henüz kızgınken fırından çıkarılır. Sonuç, hiçbir zaman aynen tekrar edilemeyen yüzeylerdir.

Japonya'daki kökeni

Raku, 16. yüzyıl Japonyası'nda çay seremonisi için üretilen kaselerle ortaya çıkmıştır ve Kyoto'daki Raku ailesinin adıyla anılır. Genellikle elde şekillendirilen bu kaseler, avuca oturan sıcak formlarıyla tanınır.

Batı'daki raku

Bugün pek çok atölyede uygulanan yöntem, 20. yüzyılda Batı'da gelişen bir yorumdur. Temel fark, parçanın fırından çıktıktan sonra talaş gibi yanıcı malzemelerin içine konmasıdır.

Süreç nasıl işler?

  1. Bisküvi pişirimi yapılmış parça sırlanır.
  2. Küçük bir fırında yaklaşık 900–1000 °C'ye kadar hızla ısıtılır.
  3. Sır eridiğinde parça maşayla dışarı alınır.
  4. Talaş dolu bir kaba konur ve kapak kapatılır.
  5. Oluşan duman, sırsız bölgeleri karartır ve çatlaklara işler.

Karakteristik görünüm

Metalik parıltılar, sırda ince çatlaklar ve dumanla kararmış yüzeyler raku'nun imzasıdır. Bu izler tamamen kontrol edilemez; işin çekiciliği de buradadır.

Günlük kullanıma uygun mu?

Batı usulü raku parçalar genellikle gözeneklidir ve sırları gıda için uygun olmayabilir. Bu yüzden çoğunlukla dekoratif amaçla kullanılır. Bir raku parçayı içecek için kullanmadan önce üreticisine sorun.

Raku, bir seramikçinin kontrolü ateşle paylaşmayı kabul etmesidir.

Sır kimyasını merak ediyorsanız sır yazımız iyi bir başlangıç olur.